ZUHAL OLCAY “OYUNCU İŞÇİDİR, OYUNCULUK BİR MESLEKTİR”

ZUHAL OLCAY “OYUNCU İŞÇİDİR, OYUNCULUK BİR MESLEKTİR”

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde düzenlenen sektör buluşmasında oyuncuların çalışma koşulları ve hakları ele alındı. Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Zuhal Olcay, “Oyuncu işçidir. Oyunculuk bir meslektir” dedi.

ADANA – Oyuncular Sendikası, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında oyuncular, sektör bileşenleri ve festival katılımcılarıyla bir araya geldi. Sheraton Otel Round Ballroom’da düzenlenen “Oyuncular Sendikası ile Sektör Buluşması – Ödül Alıyoruz Peki Neler Yaşıyoruz?” başlıklı panelde, kamera önünde görünen başarının ardındaki çalışma koşulları ve oyuncuların hak mücadelesi konuşuldu.

Panelin açılış konuşmasını Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Zuhal Olcay yaptı. Olcay, sinemanın çoğu zaman perde arkasında kalan çalışma yaşamına dikkat çekerek, bir oyuncunun sahneye çıkmasının ya da kamera karşısına geçmesinin emeğin yalnızca görünen kısmı olduğunu söyledi. Uzun çalışma saatleri, güvencesizlik, işsizlik dönemleri ve setlerde karşılaşılan hak ihlallerinin de oyunculuk mesleğinin gerçekliğinin parçası olduğunu vurguladı. 

ZUHAL OLCAY: “OYUNCU İŞÇİDİR, OYUNCULUK BİR MESLEKTİR”

Oyuncuların çalışma yaşamındaki haklarının sanatçı kimliğinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Olcay, şöyle konuştu: “Oyuncu işçidir. Oyunculuk bir meslektir. Oyuncunun emeği bir çalışma ilişkisinin parçasıdır. Ve oyuncunun da diğer bütün işçiler gibi çalışma hakkı, dinlenme hakkı, güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışma hakkı, ayrımcılığa ve tacize karşı korunma hakkı ve örgütlenme hakkı vardır.”

Olcay, sektörde “Bu iş böyle”, “Biraz fedakârlık yapmak gerekiyor” ya da “Yerine çalışacak çok insan var” gibi yaklaşımların çalışma sorunlarını normalleştirdiğine dikkat çekerek, “Bir çalışma ortamında yaşanan sorunların normalleşmesi, onları normal yapmaz” dedi. 

Güvenli set kavramının yalnızca iş kazalarının önlenmesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Olcay; taciz, ayrımcılık, şiddet ve güç ilişkilerinin kötüye kullanılmadığı, oyuncuların sınırlarının ve haklarının gözetildiği çalışma ortamlarının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Olcay, çocuk oyuncular konusunda ise “Önce çocuk, sonra çocuk oyuncu” yaklaşımının esas alınması gerektiğini belirterek çocukların eğitim, dinlenme, gelişim ve güvenlik haklarının korunmasının sektörün sorumluluğu olduğunu ifade etti. 

“ÖDÜLE GELENE KADAR NELER YAŞANDI?”

Festivalin ödüllerle görünür hale gelen emeğin arka planını konuşmak için önemli bir alan yarattığını belirten Olcay, ödülün öncesindeki çalışma sürecine bakılması gerektiğini söyledi.

“Ödüller elbette emeğin takdir edilmesinin çok kıymetli bir parçası” diyen Olcay, “Ama biz bugün biraz daha geriye bakmamızı istiyoruz. O ödüle gelene kadar neler yaşandı? Kimler çalıştı? Hangi koşullarda çalışıldı? Kimlerin emeği görünmez kaldı? Ve en önemlisi, bu sektörü hep birlikte nasıl değiştirebiliriz?” ifadelerini kullandı. 

SETLERDE ÖRGÜTLENME VE İŞ GÜVENLİĞİ

Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri Atilla Gündoğdu, “Örgütlenme Hakkımız ve İSİG” başlıklı sunumunda oyuncuların örgütlenme hakkı ile işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarına değindi.

Setlerde çalışma koşullarının oyuncular açısından ciddi riskler taşıyabildiğini belirten Gündoğdu, meslekte uzun yıllar boyunca “Ne olursa olsun sahneye çık, ne olursa olsun iş devam etsin” anlayışının yerleştiğine dikkat çekti. Bunun değişmesi gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, “Önce insan sağlığı. Çünkü biz olmazsak, insan olmazsa bu işi yapmanın mantığı da kalmıyor” dedi. 

Oyuncuların sorunlarını dile getirdiklerinde işlerini kaybetme kaygısı yaşayabildiklerini belirten Gündoğdu, bu nedenle bireysel mücadelenin ötesinde örgütlü hareket etmenin önemine işaret etti. 

EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET

Panelin önemli başlıklarından biri de oyunculuk sektöründeki toplumsal cinsiyet eşitsizliği oldu. Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ayrımcılıkla Mücadele Birimi Sorumlusu Gizem Soysaldı, kadın ve erkek oyuncular arasında ücret farklılıklarının yalnızca başrollerde değil, yan rollerde ve figürasyonda da görülebildiğini söyledi.

“Eşit işe eşit ücret” ilkesinin yanı sıra senaryolarda kadın karakterlerin nasıl konumlandırıldığını da gündeme getiren Soysaldı, kadınların kendi hikâyeleri, meslekleri ve arzuları olan karakterler yerine sıklıkla erkeğin eşi, annesi ya da sevgilisi olarak yazılmasına dikkat çekti. 

Kadın oyuncuların ilerleyen yaşlarda daha az rolle karşılaşmasına da değinen Soysaldı, yaş ayrımcılığının özellikle kadın oyuncular açısından önemli bir sorun olduğunu söyledi. 

Soysaldı, güvenli setlerin oluşturulması için audition süreçlerinden kostüm odalarına, taciz durumlarında izlenecek yol haritalarından çıplaklık ve simüle edilmiş yakınlık sahnelerine kadar açık kurallara ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Sendikanın şikâyet ve vaka takibi, psikolojik ve hukuki yönlendirme ile dava süreçlerinde de çalışmalar yürüttüğünü aktardı. 

“SANAT AYNI ZAMANDA EMEK VE MESLEKTİR”

Soysaldı, bağımsız ve sanat filmlerinde oyunculara bütçe ayrılmamasının normalleştirilmesini de eleştirdi. Kamera arkasındaki çalışanlara bütçe ayrılırken oyunculara “Bütçemiz yok” denilebildiğini belirten Soysaldı, oyuncuların da yaşamlarını sürdürebilmek için gelir elde etmek zorunda olduğuna dikkat çekti.

Oyunculuğun bir tutku ve sanat olmasının ekonomik hakları ortadan kaldırmadığını vurgulayan Soysaldı, “Oyunculuk bir tutku olabilir, sanat olabilir ama aynı zamanda emek ve meslektir” dedi. 

YAKINLIK KOORDİNASYONU YALNIZCA CİNSEL SAHNELERDEN İBARET DEĞİL

Yakınlık Koordinatörü Ece Türkmut Dere ise “Yakınlık Koordinasyonu Nedir, Ne İşe Yarar, Uluslararası Örnekler” başlıklı sunumunda Türkiye’de henüz yeni gelişmekte olan bu çalışma alanını anlattı.

Yakınlık koordinasyonunun yalnızca öpüşme, cinsellik ya da çıplaklık içeren sahnelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Dere; oyuncuyu duygusal olarak zorlayabilecek travmatik sahneler, tıbbi müdahale ve doğum sahneleri, aile üyeleri arasındaki fiziksel temas, yaşlı ya da bebek bakımı gibi farklı sahnelerin de bu çalışma alanına girebildiğini söyledi. 

Yakınlık koordinatörünün amacının sahnenin sanatsal niteliğini sınırlamak olmadığını belirten Dere, çalışmayı dublör koordinatörlüğüne benzetti. Bir oyuncunun tehlikeli bir sahneyi güvenli biçimde gerçekleştirmesi için nasıl önlem alınıyorsa, fiziksel ve duygusal sınırlar içeren sahnelerde de benzer bir hazırlık yapıldığını anlattı. Oyuncunun rızası, yönetmenin sanatsal yaklaşımı ve sahnenin gereksinimlerinin önceden konuşulmasının hem güvenliği hem de yaratıcı süreci güçlendirdiğini belirtti. . 

“ÖNCE ÇOCUK, SONRA ÇOCUK OYUNCU”

Oyuncular Sendikası Genel Mali Sekreteri Alper Atak, “Set Çalışma İlkeleri – Yeşil Setler Mümkün” başlıklı bölümde sürdürülebilir ve sağlıklı çalışma ortamlarına ilişkin sendikanın çalışmalarını anlattı. Ocak 2026’da gerçekleştirilen “Set Çalışma İlkeleri” çalıştayında ortaya çıkan öneriler katılımcılarla paylaşıldı.

Oyuncular Sendikası Örgütlenme Uzmanı Demet Koca ise “Önce Çocuk, Sonra Çocuk Oyuncu” başlıklı sunumunda çocukların üstün yararının çalışma süreçlerinin merkezinde tutulması gerektiğini vurguladı. Çocuk oyuncuların sigortasız ve sözleşmesiz çalıştırılmaması, eğitimlerinin aksatılmaması; dinlenme ve oyun haklarının korunması gerektiğine dikkat çekti.

SESLENDİRME VE SAHNE SANATLARINDA ÇALIŞMA KOŞULLARI

Buluşmada kamera önü oyunculuğunun yanı sıra seslendirme ve sahne sanatlarındaki çalışma koşulları da gündeme geldi.

Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Seslendirme Birimi Sorumlusu Arda Kavaklıoğlu, “Seslendirme Çalışma Kuralları Nelerdir?” başlıklı sunumunda seslendirme oyuncularının çalışma koşullarını anlattı. 2020’de yürürlüğe giren seslendirme çalışma kuralları ve taban ücretlere ilişkin protokollerin her yıl güncellendiğini belirtti.

Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Sahne Sanatları Birimi Sorumlusu Esin Aslan ise tiyatro ve sahne sanatlarında ücretsiz prova ve sigortasız çalışma gibi sorunlara dikkat çekti. Dansçılar, sokak sanatçıları, pandomim sanatçıları ve stand-up sanatçılarının da sendika çatısı altında örgütlendiğini belirtti.

Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve sektörün çalışma koşullarına ilişkin görüşlerin paylaşılmasıyla sona erdi.

 

Google+ WhatsApp