SANATIN HARİTASI: ÜRETİMİN İZİNDE
İstanbul dışındaki sanat üretimlerini görünür kılmayı amaçlayan Sanatın Haritası, farklı şehirlerden sanatçıları aynı sergide buluşturuyor. İVA Sanat Direktörü Seçil Aydın ile projenin hedeflerini ve sanat dünyasındaki görünürlük meselesini konuştuk.
Bir sanatçının üretim olanaklarını yalnızca sanatsal yaklaşımı değil, yaşadığı şehir, erişebildiği sergi alanları ve kurabildiği ilişkiler de belirliyor. İstanbul dışındaki sanat üretimlerini görünür kılmayı hedefleyen İVA Sanat’ın Sanatın Haritası projesi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden sanatçıları aynı sergide buluşturarak sanat dünyasının merkez-çevre ayrımına farklı bir perspektif sunuyor. Resimden dijital sanata, heykelden geleneksel sanatlara uzanan geniş bir üretim alanını bir araya getirmeyi amaçlayan proje, yalnızca eserleri değil, farklı üretim koşullarını ve sanatsal deneyimleri de ortak bir zeminde buluşturma iddiası taşıyor. İVA Sanat Direktörü Seçil Aydın ile projenin çıkış noktasını, sanatçı seçiminde gözetilen ölçütleri ve bu buluşmanın sanatçılar için ne ifade ettiğini konuştuk.
Sanatın Haritası’nı hayata geçirme fikri nasıl ortaya çıktı? Türkiye’de sanat üretiminin dağılımına baktığınızda sizi böyle bir projeye yönelten temel eksiklik neydi?
Sanatın Haritası fikri, İVA Sanat olarak bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz sergilerde, sanatçılarla kurduğumuz ilişkilerde ve farklı üretim deneyimlerini gözlemlediğimiz süreçlerde şekillendi. Sanatın yalnızca belirli şehirlerde, kurumlarda veya çevrelerde üretilmediğini biliyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında, birbirinden çok farklı koşullarda üretimini sürdüren, güçlü anlatımlara ve özgün yaklaşımlara sahip sanatçılar var. Ancak bu üretimlerin görünürlük kazanma ve sanatseverlerle buluşma imkânları her zaman aynı değil.
Bizi bu projeye yönelten temel düşünce de buydu. Sanatsal üretimin çeşitliliği ile bu üretimlerin görünür olabildiği alanlar arasında belirgin bir fark bulunuyor. Kimi sanatçılar büyük şehirlerdeki sanat ortamlarına daha kolay ulaşabilirken kimileri coğrafi uzaklıklar, ekonomik koşullar, fiziksel engeller veya sosyal imkânların sınırlılığı nedeniyle çalışmalarını daha dar bir çevrede paylaşabiliyor.
Sanatın Haritası ile bu farklılıkları tamamen ortadan kaldırdığımızı iddia edemeyiz. Ancak farklı şehirlerden, yaşam deneyimlerinden ve üretim koşullarından gelen sanatçıları aynı sergi çatısı altında buluşturarak bu çeşitliliği görünür kılmak istiyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca eserleri bir araya getirmek değil, o eserlerin arkasındaki farklı üretim hikâyelerinin de ortak bir zeminde karşılaşmasını sağlamak.

İstanbul merkezli sanat dünyasını aşmak
Sanat dünyasının İstanbul merkezli yapısı, farklı şehirlerde üretim yapan sanatçıların görünürlüğünü ve olanaklarını nasıl etkiliyor? Sanatın Haritası bu eşitsizliği aşmak için ne yapmayı hedefliyor?
İstanbul, sanat kurumlarının, galerilerin, koleksiyonerlerin ve kültür-sanat etkinliklerinin yoğunlaştığı önemli bir merkez. Bu yoğunlaşma sanat dünyası açısından pek çok fırsat yaratırken İstanbul dışında üretim yapan sanatçıların aynı çevrelere ulaşmasını da zorlaştırabiliyor.
Özellikle bulunduğu şehirde yeterli sergileme alanı veya sanat ağı bulunmayan sanatçılar için eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak ciddi bir çaba gerektirebiliyor. Üstelik bu durum yalnızca coğrafi uzaklıkla ilgili değil. Ekonomik koşullar, ulaşım imkânları, fiziksel erişilebilirlik ve sanatçının içinde bulunduğu sosyal çevre de bu süreçte belirleyici olabiliyor.
Sanatın Haritası ile İstanbul'un sahip olduğu görünürlük imkânını farklı şehirlerde üretim yapan sanatçılarla paylaşmayı hedefliyoruz. Sergimizin İstanbul Ortaköy'deki Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı'nda gerçekleşmesi de farklı bölgelerden gelen üretimlerin ortak bir mekânda sanatseverlerle buluşmasına olanak tanıyor.
Bu projede önceliğimiz, sanatçıların nerede yaşadıklarından veya hangi koşullarda üretim yaptıklarından bağımsız olarak, sanatsal üretimlerinin görünürlük kazanabileceği ortak bir alan oluşturmak. Farklı şehirlerden, disiplinlerden ve yaşam deneyimlerinden gelen sanatçıları bir araya getirerek hem sanat dünyasındaki çeşitliliği ortaya koymak hem de birbirinden uzak görünen üretim pratikleri arasında yeni karşılaşmalara zemin hazırlamak istiyoruz.
Elbette tek bir sergiyle sanat dünyasındaki yapısal eşitsizlikleri çözmek mümkün değil. Ancak farklı koşullarda üreten sanatçıların aynı alanda, eserleriyle ve sanatsal kimlikleriyle yer bulabilmesini değerli bir adım olarak görüyoruz.
Sergide yer alacak sanatçı ve eserleri belirlerken hangi ölçütleri esas alacaksınız? Farklı üretim koşullarını ve imkân eşitsizliklerini değerlendirme sürecine nasıl yansıtacaksınız?
Sanatın Haritası'nda değerlendirme sürecimizi hem eserlerin sanatsal ve teknik nitelikleri hem de projenin temel yaklaşımı doğrultusunda yürütüyoruz. İVA Sanat Değerlendirme Kurulumuz; eserlerin özgünlüğünü, kullanılan tekniği, görsel ve sanatsal bütünlüğünü, sergilenebilirliğini ve serginin genel yapısıyla uyumunu dikkate alıyor. Resim, heykel, fotoğraf, dijital sanat, geleneksel sanatlar, enstalasyon ve farklı disiplinlerden üretimlere yer vermeyi amaçlıyoruz.
Bununla birlikte, değerlendirmeyi yalnızca sanatçının özgeçmişine, daha önce katıldığı sergilere veya sanat çevrelerindeki bilinirliğine dayandırmıyoruz. Bir sanatçının bugüne kadar çok sayıda sergiye katılmış olması ya da belirli kurumlarla çalışmış olması, tek başına sanatsal üretiminin niteliğini belirlemiyor. Aynı şekilde, sergileme fırsatı bulamamış bir sanatçının da çok güçlü bir üretim pratiği olabilir.
Bu nedenle özel davetli sanatçılarımızı belirlerken ekonomik, coğrafi, fiziksel veya sosyal koşullar nedeniyle görünürlük imkânları sınırlı olan üreticilere de ulaşmaya çalıştık. Farklı yaşam deneyimlerinin ve üretim biçimlerinin sergide bir arada bulunmasını önemsiyoruz.
Buradaki yaklaşımımız, sanatçıları yaşadıkları zorluklar üzerinden tanımlamak değil; farklı koşullarda ortaya koydukları sanatsal üretimleri görünür kılmak. Sanatçının hikâyesini önemsiyoruz ancak eserinin sanatsal kimliğinin de aynı ölçüde öne çıkmasını istiyoruz.
Sergiden sonraya kalanlar
Sanatın Haritası’nda yer almak, sanatçılara eserlerini sergilemenin ötesinde ne tür olanaklar sunacak?
Bir sergide yer almanın yalnızca eserin duvara asılması veya bir mekânda sergilenmesiyle sınırlı olmadığını düşünüyoruz. Sergiler aynı zamanda sanatçıların birbirlerini tanıdığı, farklı üretim yaklaşımlarıyla karşılaştığı ve yeni ilişkiler kurabildiği buluşma alanları.
Sanatın Haritası'nın en önemli yönlerinden biri de farklı şehirlerde, farklı disiplinlerde ve birbirinden farklı koşullarda üretim yapan sanatçıları ortak bir ortamda bir araya getirmesi. Normal koşullarda yolları kesişmeyebilecek sanatçıların aynı sergide yer alması, karşılıklı etkileşim ve gelecekte gelişebilecek iş birlikleri açısından değerli. Ayrıca eserlerin İstanbul'da, farklı sanatseverlerin ziyaret edebileceği tarihî bir mekânda sergilenmesi sanatçılar için yeni bir görünürlük fırsatı oluşturuyor. Sergiye ilişkin tanıtım ve iletişim çalışmalarımızla sanatçıların üretimlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz.
İVA Sanat'ın çevrimiçi yapısı da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Fiziksel sergilerimizi, sanatçıların dijital ortamda görünürlük kazanabildiği ve eserlerini sanatseverlerle buluşturabildiği platformumuzla birlikte değerlendiriyoruz.
Bizim için asıl değerli olan, sanatçıların sergi süresince kurdukları ilişkilerin ve kazandıkları deneyimlerin sergi sonrasında da kendilerine katkı sağlayabilmesi. Bu nedenle Sanatın Haritası'nı yalnızca birkaç günlük bir sergileme etkinliği olarak değil, yeni karşılaşmalara ve etkileşimlere alan açan bir proje olarak görüyoruz.
Sanatın Haritası’nı önümüzdeki yıllarda da sürdürmeyi ve farklı şehirlerden sanatçıları buluşturmaya devam etmeyi düşünüyor musunuz?
İVA Sanat olarak sanatçıları bir araya getirme yaklaşımımız Sanatın Haritası ile başlamadı. Daha önce gerçekleştirdiğimiz karma sergilerde ve Fragmanlar gibi projelerimizde de farklı üretim deneyimlerine sahip sanatçıların bir arada bulunmasına, birbirleriyle etkileşim kurmasına ve çalışmalarını yeni kitlelerle paylaşmasına önem verdik.
Sanatın Haritası da bu yaklaşımımızın farklı bir boyutunu oluşturuyor. Bu kez coğrafi farklılıkları, yaşam koşullarını ve sanat üretiminin çeşitliliğini daha belirgin biçimde ele alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı şehirlerden ve disiplinlerden sanatçıları buluşturan projeler geliştirmeyi istiyoruz. Sanatın Haritası'nın ilerleyen yıllarda nasıl bir yapıyla devam edeceği ise bu yılki sergimizin deneyimleri, sanatçılarımızdan alacağımız geri bildirimler ve oluşturabileceğimiz yeni iş birlikleri doğrultusunda şekillenecek.
Bizim için önemli olan yalnızca bir sergiyi tekrar etmek değil; sanatçıların üretimlerini sürdürebilecekleri, birbirleriyle etkileşim kurabilecekleri ve uzun vadede gelişebilecekleri bir sanat ekosistemine katkıda bulunmak.
Bu nedenle Sanatın Haritası'nı, İVA Sanat'ın kapsayıcı ve disiplinlerarası üretim ortamlarını destekleme anlayışının bir parçası olarak görüyoruz. Gelecekte de aynı anlayışı yeni projeler, farklı buluşmalar ve iş birlikleriyle sürdürmeyi hedefliyoruz.

İVA Sanat tarafından hayata geçirilen Sanatın Haritası, 24–29 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatseverlerle buluşacak. Sergiye başvuru süreci, katılım koşulları ve projeye ilişkin tüm detaylara İVA Sanat’ın resmi web sitesi ivasanat.com üzerinden ulaşılabiliyor.


