ANİMASYONUN SINIRSIZ DÜNYASI AYVALIK ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle 14-20 Eylül’de düzenlenecek Ayvalık Uluslararası Film Festivali, “Akira”, “Dalgalarda”, “Demir Çocuk” ve “A Magnificent Life” gibi yapımların yer aldığı özel seçkiyle animasyon sinemasının farklı anlatım olanaklarını beyazperdeye taşıyor.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali, beşinci yılında dünya sinemasından dikkat çeken yapımları izleyiciyle buluşturmaya hazırlanırken programında animasyon sinemasına da geniş bir alan açıyor. El çiziminden rotoskopiye, suluboya estetiğinden siberpunk dünyalara uzanan seçki; animasyonun biçimsel olanaklarını farklı hikâyeler ve sinema gelenekleri üzerinden ele alıyor.
Altı filmden oluşan bölümde Katsuhiro Ôtomo’nun kült filmi “Akira”, Phuong Mai Nguyen’in “Dalgalarda” (In Waves), Louis Clichy’nin “Demir Çocuk” (Iron Boy / Le Corset), Kohei Kadowaki’nin “Biz Uzaylıyız” (We Are Aliens / Wareware wa uchûjin), Sylvain Chomet’nin “A Magnificent Life” (Marcel et Monsieur Pagnol) ve Leah Nelson’ın “Tangles” filmleri gösterilecek.
Çocukluktan yetişkinliğe geçiş, aşk ve kayıp, aile ilişkileri, toplumsal baskılar, hafıza ve vicdan gibi farklı temaların izini süren filmler, animasyonun yalnızca bir teknik değil, güçlü bir anlatım biçimi olduğunu da gösteriyor. Festivalin Anılarına bölümünde ise Marjane Satrapi’nin modern klasikler arasında gösterilen Persepolis filmi seyirciyle buluşacak.
CANNES ÖDÜLLÜ BIR BÜYÜME HIKÂYESI: DEMIR ÇOCUK
Pixar yapımları “Wall-E” ve “Up”ta animatör olarak çalışan, Alexandre Astier ile yönettiği “Astérix: Tanrıların Konağı” ile César Ödülü kazanan Louis Clichy, ilk solo uzun metraj filmi “Demir Çocuk” (Iron Boy / Le Corset) ile 1980’lerin Fransa kırsalına uzanıyor.
Clichy’nin kendi çocukluk anılarından izler taşıyan film, aile çiftliğinde katı babasının beklentilerini karşılamaya çalışırken geçirdiği bayılma nöbetleri nedeniyle dik durabilmek için demir bir korse kullanmak zorunda kalan 11 yaşındaki Christophe’un hikâyesini anlatıyor. Müziğin ve yeni bir dostluğun peşinden giden Christophe’un çocukluktan ergenliğe geçişini odağına alan yapım, Çin mürekkebi ve suluboyayla oluşturulan geleneksel çizim tekniğiyle dikkat çekiyor.
Demir Çocuk, prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.
AŞK, KAYIP VE YENIDEN HAYATA TUTUNMAK
AJ Dungo’nun aynı adlı otobiyografik grafik romanından uyarlanan Dalgalarda / In Waves, kısa filmleriyle César ve Oscar adaylıkları bulunan Vietnam asıllı yönetmen Phuong Mai Nguyen’in ilk uzun metraj filmi.
Film, Los Angeles’ta yaşayan utangaç lise öğrencisi AJ ile sörf tutkunu Kristen’ın hastalığın gölgesinde gelişen aşkını ve ardından gelen yas sürecini anlatıyor. Kaybı yalnızca karanlık bir dram üzerinden değil; dostluk, yaşam sevinci ve direnme gücü üzerinden ele alan yapım, grafik romanın minimalist estetiğini David Hockney tablolarını çağrıştıran Kaliforniya ışığı ve renkleriyle buluşturuyor. Dalgalarda, dünya prömiyerini Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nın açılış filmi olarak yaptı.
TANGLES: HAFIZA, AILE VE ALZHEIMER
Sarah Leavitt’in otobiyografik grafik romanından uyarlanan ve dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Tangles, Leah Nelson’ın ilk uzun metraj filmi.
1990’ların San Francisco’sundaki hayatını geride bırakarak Alzheimer hastalığı ilerleyen annesinin yanına, yıllar önce uzaklaştığı muhafazakâr kasabasına dönmek zorunda kalan Sarah’nın hikâyesini anlatan film, hastalığın kendisinden çok bir kızın annesinin değişimi karşısında yaşadığı duygusal sürece odaklanıyor.
Julia Louis-Dreyfus, Bryan Cranston, Abbi Jacobson ve Seth Rogen’ın yer aldığı seslendirme kadrosuyla dikkat çeken yapım, trajik bir konuyu kara mizah ve şefkatle ele alıyor. El çizimi siyah-beyaz estetiğe sahip filmde renk, Sarah’nın duygularının yoğunlaştığı anlarda anlatının parçası hâline geliyor. Filmin müziklerini Dan Romer besteliyor.
ÇOCUKLUKLA YETIŞKINLIK ARASINDAKI MESAFE
Japon yönetmen Kohei Kadowaki’nin ilk uzun metraj animasyonu Biz Uzaylıyız / We Are Aliens / Wareware wa uchûjin, iki yakın arkadaş Gyotaro ve Tsubasa’nın ilkokul yıllarından yetişkinliklerine uzanan ilişkisini merkezine alıyor.
Küçük bir Japon kasabasında çocukluk döneminde yaşanan sessiz bir ihanetle başlayan hikâye; akran zorbalığı, arkadaşlık, vicdan ve geçmişten taşınan yükler üzerinden ilerliyor. Rotoskopi tekniğinden yararlanan Kadowaki, çocukların gündelik yaşamdaki küçük hareketlerini ve davranışlarını gerçekçi bir biçimde perdeye taşıyor. Film, Cannes Film Festivali Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde dünya prömiyerini yaptı.
SYLVAIN CHOMET’DEN MARCEL PAGNOL PORTRESI
Belleville’de Randevu ve Sihirbaz filmleriyle animasyon sinemasının kendine özgü yönetmenlerinden biri hâline gelen Sylvain Chomet, yeni filmi A Magnificent Life / Marcel et Monsieur Pagnol ile Fransız edebiyatı ve sinemasının önemli isimlerinden Marcel Pagnol’ün yaşamına odaklanıyor.
Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan el çizimi 2D animasyon, Pagnol’ün çocukluk anılarını kaleme alırken geçmişi ve hayatını şekillendiren kişilerle yüzleşmesini konu alıyor. Sesli sinemanın doğuşundan Fransa’daki ilk film stüdyolarının kuruluşuna uzanan döneme de bakan Chomet, animasyonu gerçek görüntüler ve arşiv kayıtlarıyla bir araya getiriyor.
Yönetmenin önceki filmlerinden farklı olarak diyaloğun daha yoğun kullanıldığı yapımın müziklerinde ise caz ve klasik müzik sanatçısı Stefano Bollani’nin imzası bulunuyor.
SIBERPUNK KLASIĞI AKIRA YENIDEN BEYAZPERDEDE
Seçkinin kült yapımı ise Katsuhiro Ôtomo’nun kendi çizgi romanından sinemaya uyarladığı 1988 tarihli Akira. Siberpunk türünün kilometre taşlarından kabul edilen film, Üçüncü Dünya Savaşı sonrasında yeniden kurulan Neo-Tokyo’da motosiklet çetesi lideri Kaneda ile telekinetik güçler geliştirmeye başlayan çocukluk arkadaşı Tetsuo’nun hikâyesini anlatıyor.
Toplumsal kaos, iktidar, teknoloji ve insanın dönüşümü üzerine kurulu distopik anlatısıyla sinema tarihinin etkili animasyonlarından biri olan Akira, el çizimi animasyon tekniğindeki ayrıntılı işçiliği ve Geinoh Yamashirogumi imzalı müzikleriyle Japon animasyonunun dünya çapında tanınmasında önemli rol oynadı.
Modern animasyondan bilimkurgu sinemasına, video oyunlarından müzik kliplerine kadar popüler kültürün pek çok alanında iz bırakan “Akira”, restore edilmiş kopyasıyla Ayvalık’ta yeniden beyazperdeye taşınacak.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin animasyon seçkisi, farklı kuşaklardan yönetmenleri ve farklı tekniklerle üretilmiş filmleri aynı programda buluşturarak animasyon sinemasının genişleyen anlatı dünyasına odaklanacak. Festival, 14-20 Eylül tarihleri arasında Ayvalık’ta gerçekleştirilecek.

