KÖPRÜDE BULUŞMALAR 21 YAŞINDA
Türkiye sinemasının geleceği Köprüde Buluşmalar’da: 14-16 Nisan tarihlerinde düzenlenecek 21. edisyon, 10 yeni proje ve kapsamlı eğitim programıyla Türkiye sinemasının geleceğine ışık tutmaya hazırlanıyor.
Serpil Boydak
İKSV tarafından düzenlenen ve bu yıl 21. yaşını kutlayan Köprüde Buluşmalar, 45. İstanbul Film Festivali kapsamında 14-16 Nisan tarihleri arasında sinema dünyasını bir araya getiriyor. Sinema Konuşmaları programıyla uluslararası ortak yapımlardan dijital platformlara kadar sektörün nabzını tutan platform; paneller, söyleşiler ve Türkiye’den seçilen projelere yönelik kapsamlı eğitimlerle dikkat çekiyor. Sinemacıların projelerini geliştirme ve fon bulma süreçlerine doğrudan katkı sunmayı hedefleyen etkinlik, uluslararası iş birlikleriyle Türkiye sinemasının küresel pazardaki yerini güçlendirmeye devam ediyor.
Köprüde Buluşmalar’ın bu yılki programını, öne çıkan yeniliklerini ve uluslararası açılım stratejisini, Köprüde Buluşmalar Yöneticisi Pınar Evrenosoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide konuştuk.
Pınar Hanım, 45. İstanbul Film Festivali ile birlikte 21. yaşını kutlayan Köprüde Buluşmalar’ın bu yılki programında sinemacıları neler bekliyor? Festivaldeki genel değişimler programınıza ve yeniliklerinize nasıl yansıdı?
Evet, heyecan verici yeniliklerimiz var. Bu yıl Köprüde Buluşmalar’ın 21. yılını kutluyoruz. İstanbul Film Festivali bünyesinde hayata geçirilen Köprüde Buluşmalar, Türkiye’nin kesintisiz olarak devam eden ilk ve en köklü endüstri platformu olma özelliğini taşıyor. Bu yılki etkinliklerimizi ve sektörel buluşmalarımızı 14-16 Nisan tarihleri arasında gerçekleştireceğiz.
Değişen şeylere gelecek olursak; aslında üzerinde çalıştığımız uluslararası iş birliklerini daha da geliştiriyoruz. Türkiye’deki sinemacılara yeni kaynaklar yaratabilmek ve yollarını açabilmek adına uluslararası ortaklıklara çok daha fazla önem vermeye başladık. Halihazırda güçlü iş birliklerimizi de sürdürmeye devam ediyoruz.
Berlin ve Hamburg’daki fonlarla yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında, Medienboard ve Moin Film Fonları ile tam 14 yıldır "Türkiye-Almanya Geliştirme Fonu"nu sürdürüyoruz. Ayrıca İKSV Genç Sanatçı Fonu'nun desteğiyle bu çalışmaların meyvelerini topluyoruz. Örneğin; geçtiğimiz Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazanan "Sarı Zarflar" filmi de bu fondan destek alan projelerimizden biriydi.

Bahsettiğiniz bu ödüller mutlaka maddi bir karşılık da içeriyordur, değil mi?
Evet; ödüllerimizi ayni ve nakdi olmak üzere ikiye ayırıyoruz. Bu yılın en büyük ayni ödüllerinden biri, destekçilerimiz arasına yeni katılan Türker İnanoğlu Vakfı tarafından bir "ilk film" projesine verilecek; bu iş birliğinden dolayı çok mutluyuz.
Köprüde Buluşmalar’a başvuracak kişilerde veya projelerde aradığınız temel kriterler nelerdir? Bildiğim kadarıyla filmin bitmiş olması şart değil; senaryo aşamasındaki projeleri de kabul ediyorsunuz, değil mi?
Evet. Uzun metrajlı projeler için iki ana kategorimiz bulunuyor. Birincisi "Film Geliştirme", diğeri ise "Work in Progress" (Yapım Aşaması).
"Work in Progress" dediğimiz platformda, çekimleri tamamlanmış ve artık post-prodüksiyon aşamasına gelmiş, yani yakın bir vadede izleyiciyle veya festivallerle buluşmaya hazır projeleri değerlendiriyoruz. Bu platformu oluşturmaktaki asıl amacımız; filmlerin uluslararası satış kanallarını açmak ve onları dünya çapındaki festival programcılarıyla bir araya getirmektir.
Geçtiğimiz yıllarda bu aşamadayken platformumuza katılan pek çok film, dünya prömiyerlerini prestijli "A kategorisi" uluslararası festivallerde gerçekleştirdi. Bu yıl o filmlerden bazılarını nihayet İstanbul Film Festivali programında izleme şansı bulacağız.
Okurlarımız için "Work in Progress" kavramını biraz daha açabilir misiniz?
Tabii. Work in Progress, çekimleri tamamlanmış, kurgu veya post-prodüksiyon aşamasında olan, yani finale çok yaklaşmış filmlerin yer aldığı bir platformdur. Bir sonraki yıl izleyiciyle buluşmaya hazır hale gelecek olan bu yapımları, dünyada ilk kez sektör profesyonelleriyle (festival programcıları, distribütörler vb.) burada buluşturuyoruz.
Peki, "Sarı Zarflar" size ilk başvurduğunda henüz senaryo aşamasında mıydı?
Evet, senaryo aşamasındaydı. Türkiye-Almanya Geliştirme Fonu, tıpkı Köprüde Buluşmalar’daki diğer geliştirme platformları gibi, senaryonun son halinin netleştiği ve bütçe planlamalarının yapıldığı aşamada başvuruları kabul ediyor.
Süreç şöyle işliyor: Başvurular hem Türkiye hem de Almanya tarafındaki ortak kurul tarafından titizlikle değerlendiriliyor. Fon havuzumuzdaki miktardan yararlanmaya değer görülen projeler belirleniyor ve bu aşamada seçilen filmlere nakdi destek sağlanıyor. İşte "Sarı Zarflar" da bu süreçten geçerek desteklediğimiz başarılı projelerden biri oldu.

Bu sene toplamda 23 proje olduğunu söylemiştiniz, değil mi?
Evet, bu yıl toplam 23 proje seçtik. Dağılımımız şu şekilde: 4 kısa film, "Work in Progress" kategorisinde 10 post-prodüksiyon aşamasında film ve "Film Geliştirme" kategorisinde senaryo aşamasında olan 9 filmimiz yer alıyor.
Tüm bu projeler Pera Müzesi’nde izleyiciyle ve sektörle buluşacak. Ekipler tek tek sahneye çıkarak projelerini sinema profesyonellerine sunma şansı yakalayacaklar.
Kendi mutfağınızdan çıkan işleri ana programda görmek sizi de heyecanlandırıyor olmalı, değil mi?
Bundan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Elbette bizim festivalin ana program seçkisine doğrudan bir müdahalemiz ya da dahil olma durumumuz yok; ancak destek verdiğimiz projelerin sanatsal başarısıyla ana seçkiye girmeye hak kazandığını görünce gururlanıyoruz.
"bizim mutfaktan çıktı" diyerek bu filmlere torpil yapmıyorsunuz değil mi?
Asla, asla öyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz. Ancak hem "Ulusal Yarışma"da hem de "Yeni Bakışlar" bölümünde yer alan pek çok filmin yolu, henüz fikir aşamasındayken Köprüde Buluşmalar’dan veya Türkiye-Almanya Ortak Yapım Fonu’ndan geçti. Bir projenin en ham haliyle sürecine dahil olduğunuzda, onu ister istemez daha çok sahipleniyorsunuz.
Bu yıl 48 başvuru arasından seçilen ve 14-16 Nisan’da profesyonellere sunulacak olan, çoğu ilk film niteliğindeki 5 belgesel ve 5 kurmaca proje şunlar:
Work in Progress Platformu’na Seçilen Projeler
-Aslanlar ve Ceylanlar (Yön. Semih Gülen, Yap. Alara Hamamcıoğlu Bayraktar, Arda Çiltepe)
-Aynı Narın Taneleri (Yön. Şeyla Korkut, Yap. Ines Asatryan)
-Dans Eden Melekler (Yön. Ferit Kılıç, Yap. Diloy Gülün, Sena Tonguç, Beste Yamalıoğlu, Ort. Yap. Suat Sağlam)
-Hakikatin Ölümü (Yön./Yap. Hüseyin Karabey)
-Hakkari’nin Diğer Mevsimleri (Yön. Evrim Kaya, Yap. Evrim Kaya, Sevim Sancaktar)
-İskeletin Türküsü (Yön. Murat Uğurlu, Yap. Ilgım Coşar, Murat Uğurlu; Ort. Yap. Linus Gunther, -Zeynep Şantıroğlu, Murat Mezhiev, Alexandr Plotnikov)
-İşte Bu Kıyamet (Yön. Balahan Gürel, Yap. Aysun Karaman, Okan Üzey; Ort. Yap. Çağdaş Malay, Solal Coutard)
-Sessiz Ev (Yön. Mustafa Deniz, Yap. Mustafa Deniz; Ort. Yap. Onur Çakır)
-Stratum (Yön. Daniel Kötter, Marko Grba Singh; Yap. Jelena Angelovski; Ort. Yap. Burak Çevik, Veton Nurkollari, Eroll Bilibani)
-Sucuk Olmak (Yön. Volkan Durmuş, Yap. K. Onur Karakuş, Serpil Altın)

